Sedef hastalığının çaresini aktarlarda aramayın

O hastalara uyarı: Banyoda kese kullanmayın

Türk Dermatoloji Derneği Psoriasis Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Arzu Kılıç, “Sedef hastalığı oldukça sık görülen ve genellikle keskin sınırlı, üzerinde hastalığa adını veren sedefi beyaz renkte kepeklenmelerin bulunduğu kızarıklılar ile seyreden bir hastalıktır. Hastalık kronik yani uzun süreli olup alevlenme ve iyileşme dönemleri ile seyreder. Hafif sedef hastalığında dizler, dirsekler ve saçlı deri tutulumu izlenirken yaygın hastalıkta bu döküntüler tüm vücudu kaplayabilmektedir” dedi.

TÜRKİYE’DE YAKLAŞIK 1 MİLYON SEDEF HASTASI VAR

Prof. Dr. Kılıç, çeşitli çalışmaların sonuçlarına göre dünyada her 100 kişiden 3’ünde sedef hastalığı görülürken, Türkiye’de yaklaşık bir milyon sedef hastası bulunduğunu söyleyerek, “Artık her sedef hastasının tedavisi ayrı planlanıyor. Geçmişte sedef hastalığında sıklıkla topikal ilaçlar dediğimiz döküntülere haricen uygulanan krem ve pomadlar tedavinin temelini oluşturmaktaydı. Günümüzde ise her sedef hastasının tedavisi farklılıklar içerir. Hastanın yaşı, sedef hastalığının tipi, tutulan vücut bölgeleri, hastanın hastalıktan ruhsal olarak etkilenme şekli, eklem tutulumu, tırnak tutulumu ve hastalığa eşlik eden diğer hastalıkları gibi pek çok faktör tedavi seçimini etkilemektedir ve vereceğimiz tedaviyi planlarken bu faktörler göz önünde bulundurulur. Yani, her sedef hastamızın tedavisini ayrı ayrı planlarız. Hastalıkta başarı ile kullandığımız çok yeni ve modern tedavi yöntemleri bulunmaktadır ve sonuçlar yüz güldürücüdür. Yeni tedaviler arasında; ağızdan alınan tabletler, damardan uygulanan enjeksiyon tedavileri, haftalık, aylık hatta 3 aylık periodlarla uygulanan cilt altına yapılan enjeksiyon tedavi seçenekleri bulunmaktadır.

SEDEF HASTALARINDA HİPERTANSİYON VE OBEZİTE DAHA SIK GÖRÜLÜR

Yapılan çalışmalar sedef hastalığında obezite, yüksek tansiyon, yüksek kan şekeri, yüksek kolesterol düzeyleri, karaciğer yağlanması ve kalp damar hastalıklarının daha fazla oranda görüldüğünü göstermiştir. Bu nedenle hastalarımızın düşük kalorili Akdeniz diyeti ile beslenmelerini öneriyorum. Sedef hastalığını şiddetlendiren faktörlerin başında stres yer aldığı için hastalarımızın stresten mümkün olduğunca uzak kalmaları ve hem kilo vermek için hem de ruhsal iyilik halini arttırmak amacıyla düzenli spor yapmalarını kısacası yaşam şekillerini olabildiğince değiştirmelerini tavsiye ediyorum” dedi.

BANYODA KESELENMEYİN

Sedef hastalığını tetikleyebilecek faktörleri sıralayan Prof. Dr. Kılıç, “Rastgele kullanılan ilaçlar, banyoda liflenme ve keselenme gibi deriyi tahriş eden uygulamalar, cildin nemsiz-kuru kalması, sigara, alkol kullanmak ve stres sayılabilir. Bu nedenle kese gibi davranışlardan kaçınmak, cildinize uygun iyi bir nemlendirici ile kışın daha sık olmak üzere cildi nemlendirmek, sigara ve alkolün bırakılması ve hastalığı tetikleyebilecek ilaçların kullanılmaması gibi temel davranışlar ve yaşam tarzı değişiklikleri hastalarımız için önemlidir” diye konuştu.

SEDEFİN ÇARESİ AKTARLARDA ARANMAMALI

Sedef hastalığının kader olmadığını aktaran Prof. Dr. Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Toplumda düşünüldüğü gibi bulaşıcı bir hastalık değildir. Aktarlar ya da bitkisel ürünler ile hastalığın çaresi aranmamalıdır. Sedef hastalığının tedavisinde kullandığımız modern ve yeni ilaçlar bulunmaktadır ve bu tedavi sonuçları oldukça başarılıdır. Özellikle vurgulamak istediğim nokta; hastalarımızın aktarlardan ve bitkisel adı altında satılan ürünlerden uzak durmalarıdır. Çünkü bu tür ürünler sedef hastalığını iyileştirmeyeceği gibi hastalığı şiddetlendirebilir ve hatta tedavinizi daha da zorlaştırabilir. Sedef hastalığı olan hastalarımızın en doğru bilgiye ve tedaviye ulaşmak için en yakın Dermatoloji uzmanına başvurmalarını öneriyorum.”




Related Posts

Bir cevap yazın

izmit escort bursa escort istanbul escort şişli escort avcılar escort beylikdüzü escort şirinevler escort avrupa yakası escort istanbul escort halkalı escort ataşehir escort şişli escort sex hikaye bursa escort betvino beylikdüzü escort