Mahalle baskısının boya versiyonu!

Mahalle baskısının boya versiyonu!

İnsanlar eski çağlardan beri saç boyası kullanıyor; ancak hala saç boyasının içerisindeki kimyasallar ve sağlık üzerindeki etkileri tartışılıyor. Saçlar genelde 30’lu yaşlarda beyazlamaya başlıyor. Ancak bazı kişilerin saçlarının henüz 20’li hatta daha genç yaşlarda beyazlamaya başladığını da görüyoruz.

Saçlardaki beyazlama, sadece yaşla ilgili bir durum değil; öyle ki uzmanlara göre genetik, stres, otoimmün hastalık, tiroid bozukluğu, B12 vitamini eksikliği, sigara içmek de saçların beyazlamasını hızlandırıyor.

MAHALLE BASKISI BİZİ YÖNLENDİRİYOR MU?

Saçta birkaç beyaz görmeye başlayınca; çoğumuz saçlarımızı boyamaya başlıyor ve artık ölene dek saç boyalarının esiri olacağımızı düşünüyoruz. Günümüz dünyasında kadın olmak, bakımlı görünmek, genç kalmak gibi faktörleri yan yana sıralayınca saç boyatmak sanki kaçınılmazmış gibi algılanıyor. Ancak saçlarını boyamak istemeyen azınlıktaysanız da beyazlayan saçlarınıza karşı eşiniz, dostunuz, aileniz, iş arkadaşlarınız sanki birlik olmuşçasına “Saçlarında beyazlar var, boyasana” önerileriyle karşınıza geliyor. Başlangıçta cevap olarak saçlarınızı kendi haline bırakmak istediğinizi ve beyazlarınızla barışık olduğunuzu söylüyorsunuz. Ancak bu önerilerin sesi yükselip de adeta mahalle baskısına dönüşüyorsa, o zaman cevap vermekten de usanıyor ve kulaklarınızı tıkama yoluna gidiyorsunuz. Doğallığı tercih eden ve beyazlayan saçlarıyla barışan kadınlar ise, kendilerini bu şekilde daha özgür hissettiklerini söylüyor.

BEYAZ SAÇLARLA BARIŞAN KADINLAR ANLATTI

42 yaşındaki oyuncu ve eski manken İpek Tanrıyar’ı uzun yıllardır beyaz saçlarıyla görüyoruz. Tanrıyar, 16 yaşından beri beyaz olan saçlarını yaptığı bir açıklamada artık boyamadığını söyleyerek, “Ben artık kuaförde harcanan vakitlere üzülüyorum. Kadınlar kuaförde harcadığı zamanı kendilerini geliştirmeye harcasalardı şimdi dünyayı kadınlar yönetiyor olurdu” açıklamasını yapmıştı.

İpek Tanrıyar

İpek Tanrıyar

“KENDİMİ ÖZGÜR HİSSEDİYORUM”

ABD’de yaşayan 57 yaşındaki solunum terapisti Lisa Sparrow, “Bir gün bir aydınlanma yaşadım. Saçlarımdaki sınır çizgisine dayanamadım. Saçlarım bu zamana kadar yaptırdığım işlemlerden çok zarar görmüştü. Covid nedeniyle her yer kapandı ve ben artık saç boyasının arkasına saklanmaya gerek duymadım. Saçlarımı makasla kestim ve artık boyamıyorum. Artık gerçek benliğimi yaşıyorum. Kendimi özgür hissediyorum. Değişikliği ve gümüş rengini seviyorum, bu şimdiye kadar kendim için yaptığım en harika şey. Toplum, kadınlara belirli bir şekilde davranmaları, bakmaları, giyinmeleri ve konuşmaları için yeterince baskı yapıyor” diyor.

“BİR GÜN DÜŞÜNDÜM VE SAÇIMI BOYAMAMAYI SEÇTİM”

31 yaşındaki hemşirelik öğrencisi Milton Keynes, “Bu yaşta gri saçlarım olduğu için hep utandım. Saçlarım henüz 17 yaşımdayken beyazlamaya başladı, şimdi 31 yaşındayım ve artık tamamı gri. Dipleri geldiğinde çok güvensiz hissederdim, sonra bir gün düşündüm ve saçımı boyamamayı seçtim. Hem paradan hem zamandan tasarruf ettim. Bu benim seçimim olduğu için artık utanç verici olmaktan çıktı. Gri saçlarımı kesinlikle seviyorum ve birileri saçlarımdan bahsettiğinde onlara da aynı şeyi söylüyorum. Artık dürüst olacağım, kimsenin beni tanımadığı yeni bir hastanede çalışacağım ve “beyaz saçlara sahip olmak için fazla gençsin” gibi gelecek bir sürü yorum olacağını biliyorum” ifadelerini kullanıyor.

Milton Keynes

“HARCADIĞIM ZAMANDAN VE ÇABADAN BIKTIM”

Londra’da yaşayan 49 yaşındaki BT danışmanı Lucille Tut, yaklaşık üç yıl önce saçlarını boyamayı bıraktığını söylüyor ve şunları ekliyor: “Çünkü saçlarımı boyamak için harcadığım zamandan ve emekten bıktım. Kısa saça sahip olmak, onları 13 haftada bir boyamak anlamına geliyordu. Ben de neyi saklamaya çalıştığımı düşündüm. Beyaz saçlara sahip olmak, evet yaşlanma sürecinin bir parçası ve ben kim olduğum konusunda dürüst olduğumu hissediyorum. Saçımı boyamayı bırakmak kişisel bir seçimdi ve bu şeyler üzerinde çok derin düşünecek türden biri olmasam da, sanırım yaşlandığımı ve orta yaşlı olduğumu kabul etmek benim bir parçam. Saçım ve değiştiği renk hakkında, sadece doğal olma ve beyazın parlamasına izin verme kararımı güçlendirmeye yardımcı olan birçok iltifat da aldım.”

Lucille Tut

Lucille Tut

BU ŞEKİLDE KABUL EDİLECEK MİYİM?

ABD’nin California eyaletinde yaşayan 48 yaşındaki yönetici asistanı Jamee Moore, uzun yıllar iki haftada bir işten sonra bir mutfak sandalyesine oturarak, saçlarını lisanslı bir kozmetikçi olan kız kardeşine emanet ederek, dip boya yaptırdığını aktararak, şunları söylüyor: “Covid karantinası ilk çıktığında farklı evlerde yaşıyorduk ve ayrı ayrı karantinaya alınıyorduk. Müşterilerine evde boyama kitleri bırakmasına rağmen, ben neler olacağını görmeye karar verdim. Son rötuşum 20 Şubat 2020’de yapıldı. Aklınıza takılan sorular muhtemelen yaş ayrımcılığı ve kurumsal iş yeriyle ilgili olacaktır: “Acaba kabul edilecek miyim?” ama ben kendim için en iyiyi yaşamak, iki haftada bir boya yaptırmak, tatilde saçlarımın ıslanması, havuz klorunun ya da okyanus tuzunun saçımın rengini açması korkusuyla endişelenmemek istediğime karar verdim.”

KARANTİNA BÜYÜK ADIMI ATMAMA YARDIMCI OLDU

Ekvador’un başkenti Quito’da yaşayan 49 yaşındaki eski sinema tarihi profesörü Vanessa Helena Montenegro Brito, “Bir süredir bunu düşünüyordum; çünkü kafa derim oldukça sorunluydu ve akademik camiada, deneyiminizin bir işareti olarak gri saçlarınızı göstermenin biraz havalı olacağını düşünüyordum. Ayrıca harika bir cildim var, bu yüzden şöyle düşündüm: ‘Bunu kırışıklıklarım olduğunda değil de şimdi yapsam iyi olur.’

Karantina kesinlikle büyük adımı atmama yardımcı oldu. Fiziksel olarak benim için çok daha iyi oldu çünkü artık saç derim ve saçlarım çok daha sağlıklı. Özellikle selfie çekerken hala yeni görüntüme alışmaya çalışıyorum ama bunun bir süreç olduğunun farkındayım. Saçlarını boyamayı bırakan ve harika görünen diğer kadınlara bakmanın bana çok yardımcı olduğunu ve beni cesaretlendirdiğini itiraf etmeliyim” diyor.

Vanessa Helena Montenegro Brito

Vanessa Helena Montenegro Brito

“GENÇ KIZIMIN BİR SEÇENEĞİ OLDUĞUNU GÖRMESİNİ İSTİYORUM”

Avustralya Tazmanya’da yaşayan 55 yaşındaki gazeteci Liz Evans, 20’li yaşlarında şakaklarında beyazlar çıkmaya başladığını ve saçlarını hiç boyatmadığını belirterek, şunları söylüyor: “Ancak başımın üst kısmında da çıkmaya başladığında, kuaförüm doğal görünmesini sağlamak için röfle önerdi. Bu yüzden birkaç yıl boyunca bunu yaptım. Saçlarım zamanla boyaya karşı daha dirençli hale geldi. Ayrıca, uzun süren ve pahalı olan randevular için daha az sabrım vardı. Buklelerini artık gri olarak kullanan bir arkadaşım vardı ve o çok etkileyiciydi. Ben de denemeye karar verdim. Kahküllerimi kestim ve anında gençleştiğimi hissettim.

Şimdi asla saçımı boyamam. Yaşımı görmek istiyorum. Genç olmakla ya da genç görünmekle ilgilenmiyorum; ben olmakla ilgileniyorum. Genç bir kızım var ve onun bu şeyler hakkında bir seçeneği olduğunu ve bu seçimleri çevreleyen sınırlamalar hakkında sadece kendisinin karar vermesi gerektiğini görmesini istiyorum. Pek çoğumuz, faaliyet gösterdiğimiz koşulları sorgulamadan özgür irademizi kullandığımızı düşünüyoruz. Gençlik güzelliğine değer veren bir sisteme karşı çalışmayı seçiyorum.”

Liz Evans

“20’Lİ YAŞLARIMIN BAŞINDA SAÇLARIM AĞARMAYA BAŞLADI”

Galler Newport’ta yaşayan 48 yaşındaki memur Caroline Marks, “15 yaşımdan beri saçımı boyuyorum. Genelde saçlarım siyahtı ama çeşitli zamanlarda sarı, kızıl, yeşil ve mor da oldu. 20’li yaşlarımın başında saçlarım ağarmaya başladı ve boya, beyazlarımı fark eden tek kişi olduğum anlamına geliyordu. Kökler daha belirgin bir şekilde grileştiğinde durma zamanının geldiğine karar verdim. Bir gün saçımı tüm boyası gidecek kadar kısa kestirdim ve bir daha arkama bakmadım. Bu benim için bir karantina değişikliği değildi; ancak karantina bana buna alışma şansı verdi. Beklemediğim tek şey; gri saçların kıyafetlerim üzerindeki etkisiydi. Eskiden bordo, kiremit rengi gibi çok sıcak renkler giyerdim ama bunlar artık bana eskisi gibi uymuyor. Hala giyebiliyorum ama yeşiller ve maviler, soğuk tonlu kahverengiler içinde daha iyi görünüyorum” diyor.

“BOYANIN ALTINDA NE KADAR BEYAZIM OLDUĞUNU FARK ETMEMİŞTİM”

Birleşik Krallık Sheffield’da yaşayan 38 yaşındaki iletişim danışmanı Laura Ness, “Gençliğimden beri saçlarımı çeşitli tonlarda boyuyorum. Boyadan kurtulmak için saçlarımı uzatmayı düşünmüştüm ama saçlarım çok hızlı uzamıyor, ben de uzama sürecini kaldıramadım çünkü beni daha yaşlı ve dağınık gösterdiğini hissettim. Sonra karantina başladı ve başka seçeneğim kalmadı ve sadece olmasına izin verdim. Ardından bu halime bayıldım. Saçlarım uzun zamandır olduğundan daha kalın ve sağlıklı. Yıllardır doğal rengimi görmemiştim ve boyanın altında ne kadar gri olduğunu fark etmemiştim ama çok hoşuma gitti. Grinin farklı tonlarını seviyorum. Artık saçlarım daha uzun, biraz dalgalı ve düz boya renkleri yerine gerçek bir derinliğe sahip” ifadelerini kullanıyor.




Related Posts

Bir cevap yazın

izmit escort bursa escort istanbul escort şişli escort avcılar escort beylikdüzü escort şirinevler escort avrupa yakası escort istanbul escort halkalı escort ataşehir escort şişli escort sex hikaye bursa escort betvino beylikdüzü escort