Cinsiyet değiştirme ameliyatı hakkında merak edilenler!

YAZI DİZİSİ 1 – Dünyaya kız veya erkek olarak geliyorlar ancak kendilerini o bedene ait hissetmiyorlar. Kimi tüm ömrünü istemediği bir bedende geçirirken, kimisi de hissettiği gibi yaşamak için cinsiyet geçiş ameliyatlarını tercih ederek, kadın ise erkeğe; erkek ise kadına dönüşüyor. Ancak cinsiyet değiştirebilmek için bazı şartlar gerekiyor çünkü bu ameliyatların esas amacı, cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunlu olması.

Caitlyn Jenner

Bu ameliyatın tarihi 1930’lara dayanıyor. İlk cinsiyet değiştirme ameliyatı, Dr. Magnus Hirschfeld tarafından çift cinsiyetli olduğu daha sonra anlaşılan interseks Einar Wegener (Lili Elbe)’a yapıldı. Dünyada ve ülkemizde pek çok cinsiyet değiştiren ünlü isim de mevcut. Kim Kardashian’ın üvey babası, Kylie ve Kendall Jenner’ın ise öz babası olan William Bruce Jenner, dünyaya bir erkek olarak geldi ancak cinsiyet değiştirme ameliyatıyla bir kadına dönüşerek, adını Caitlyn Jenner olarak değiştirdi. Çocukluğundan beri kendisini bir kadın gibi hissettiğini söyleyen Jenner, 66 yaşında cinsiyet değiştirdi. Türkiye’de cinsiyet değiştirme ameliyatları deyince ise akıllara Bülent Ersoy (Bülent Ersoy-erkekten kadına), Rüzgar Erkoçlar (Nil Erkoçlar-kadından erkeğe), Selin Ciğerci (Okan Ciğerci-erkekten kadına) ve en son geçtiğimiz aylarda ameliyat olan Neslihan Doğrusöz (Doruk Doğrusöz-kadından erkeğe) geliyor.

CİNSİYET DEĞİŞTİRME AMELİYATLARI DÜNYA GENELİNDE ARTIYOR

Cinsiyet değiştirme ameliyatları dünya genelinde artıyor. Bu ameliyatların en çok yapıldığı ülkeler ise Tayland ve İran. Amerikan Plastik Cerrahi Derneği’nin verilerine göre; ABD’de plastik cerrahlar, 2016 yılında 3.250’den fazla cinsiyet değişikliği operasyonu gerçekleştirdi. Bu sayı bir önceki yıla göre yüzde 19 oranında arttı. İngiltere’de 2000 yılında 54 cinsiyet geçiş ameliyatı yapılırken, bu sayı 2009’da 143’e çıkarak, talep üçe katlandı. Türkiye’de ise 2013 verilerine göre; yılda ortalama 800 kişi cinsiyet değiştirme ameliyatı yaptırdı şimdi ise bu sayının 1000’e ulaştığı tahmin ediliyor.

Uzmanlar, cinsiyet değiştirmek isteyen kişiler için birtakım şartlar olduğunu söylüyor. Kişilerin, cinsel kimlik konseyi tarafından 2-2.5 yıl süren değerlendirmelerden geçmesi gerekiyor. Konsey, kişinin gerçekten bu ameliyata ihtiyacı olup olmadığını irdeliyor. Uzun süren bu değerlendirmeler olası pişmanlıkları da önlemiş oluyor.

Peki, cinsiyet değiştirmek nasıl mümkün, atılması gereken ilk adım nedir? Cinsiyet değiştirme ameliyatı nasıl yapılıyor? Kişi kadından erkeğe ya da erkekten kadına dönüştürülürken cinsel organlar nasıl şekillendiriliyor? Ameliyat olan kişiler ilerde pişmanlık yaşıyor mu? Cinsiyetini değiştiren kişilerin cinsel hislerinde değişiklik oluyor mu? 

Cinsiyet değiştirme hakkında merak edilen her şeyi, konunun uzmanları Habertürk’e değerlendirdi.

Prof. Dr. Serdar Nasır

“GERİYE DÖNÜŞÜ YOK”

Türkiye’de bilimsel olarak cinsel kimlik konseyi olan tek hastanenin Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Serdar Nasır, cinsel kimlik konseyinde, avukat, sosyal hizmet uzmanı ile beraber plastik cerrah, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, ürolog, tıbbi genetik ve tıbbi etik uzmanları, psikiyatr, endokrinolog ve dahiliye uzmanlarının bulunduğunu söyledi. Cinsiyet değiştirmek isteyen kişilerin atması gereken ilk adımın bu konseyle görüşmek olduğunu kaydeden Prof. Dr. Nasır, cinsiyet değiştirme operasyonu hakkında önemli bilgiler verdi.

Cinsiyetini değiştirmeye karar veren bir kişinin ilk önce ne yapması gerekiyor?

İlk önce o kişinin cinsel davranış bozukluğu olup olmadığına bakılır. Bunda da şuna bakıyoruz; kişinin kendi cinsinden hoşlanması (homoseksüelizm) durumu mu var. Eğer böyle bir durum söz konusu değilse, kişi trans erkek veya trans kadın dediğimiz, beyindeki cinsiyetiyle, vücudundaki cinsiyetin uyumsuz olduğu bir durumla karşı karşıyaysa (transseksüel) bu grup bizim hasta profilimizi oluşturuyor. Bu ayrımı ilk önce psikiyatri yapıyor. Kişi gerçekten trans erkek ya da trans kadın ise o zaman bu kişiler değerlendirmeye alınıyor.

Hacettepe cinsel kimlik konseyinin  başkanı psikiyatriden hocamızdır. Zaten hastaların tamamına yakını ya kendileri ya da yönlendirmeyle psikiyatriye başvururlar. Zaman zaman nadir de olsa benim muayenehaneme başvuran, beni sosyal medya veya yönlendirmeyla bulmuş, ‘Ben cinsiyet değiştirmek, ameliyat olmak istiyorum’ diyen veya prosedür hakkında bilgi almak isteyen hastalarım oluyor. Ben de hastalarımı komisyonumuzun başkanı olan ve sadece cinsel kimlik bozukluğu üzerine çalışan, ülkemizde ve dünyada bu konuda çok tanınır olan hocamıza gönderiyorum.

Dünyadaki ilk cinsiyet değiştirme ameliyatı Einar Wegener’a yapıldı. Ameliyattan sonra adını Lili Elbe olarak değiştiren Wegener’in hayat hikayesi Beyaz perdeye aktarıldı, Wegener’i Eddie Redmayne canlandırdı.

KADINA TESTOSTERON; ERKEĞE ÖSTROJEN VE PROGESTERON HORMONLARI VERİLİYOR

Cinsiyet değiştirmek isteyen kişiyi nasıl bir süreç bekliyor?

Hasta psikiyatri tarafından değerlendirildikten sonra cinsel kimlik komisyonumuza geliyor. Kişiye endokrinolog vasıtasıyla olmak istediği cinsiyete yönelik olarak hormon veriyoruz. Kadından erkeğe dönecekse testosteron hormonu; erkekten kadına dönecekse östrojen ve progesteron hormonu veriyoruz.

Kadından erkeğe dönecekse aldığı hormonlarla kıllanma, ses kalınlaşması, kas kitlesinde artış, erkek tipi saç dökülmesi, adetten kesilme ve göğüslerde küçülme meydana geliyor. Ama kadın olmak istiyorsa verilen hormonlarla seste incelme, tüylenmede azalma, göğüslerde büyüme meydana geliyor.

Hasta 6-8 ay bu hormonları kullandıktan sonra, ona ‘Bu değişimden memnun musun?’ diye soruyoruz. Eğer cevap ‘Evet, memnunum’ ise bu bizi güçlendiriyor, karar vermemizi kolaylaştırıyor. Bu arada psikiyatrik değerlendirmeler de devam ediyor.

Psikiyatrist, kişinin kendisiyle, ailesiyle, arkadaşlarıyla detaylı olarak görüşüyor. Hormon tedavilerini ortalama 6 ay ile 1 yıl arasında değerlendiriyoruz. 1.5-2 yıl sonra da son raporu veriyoruz. “Kişinin daha sonraki yaşamında sosyo-psikolojik olarak sağlıklı yaşayabilmesi için cinsiyet değişimi ameliyatlarının yapılması uygundur” diyoruz. Kişi bu raporu aldıktan sonra mahkemeye başvuruyor. Mahkeme de izin verdikten sonra biz o kişiye kalıcı üreme fonksiyon kaybı yapan ameliyatları yapıyoruz.

Kalıcı üreme kaybı nasıl yapılıyor?

Kadınsa yumurtalıklarını, rahmini ve vajinasını; erkekse testislerini ve penisini alıyoruz. Aynı seansta kişi kadın olacaksa vajinasını oluşturuyoruz. Gerekirse göğüslerine protez koyuyoruz. Kadından erkeğe dönecekse vajinasını, yumurtalıklarını, yumurta kanallarını ve göğüslerini alıyoruz ve en sonunda da penis ameliyatını yapıyoruz. Bu geriye dönüşü olmayan bir durum.

CİNSEL ORGANLAR NASIL ŞEKİLLENDİRİLİYOR?

Vajina ve penisi nasıl yapıyorsunuz?

Erkeğe vajina yapmanın iki yöntemi var. Birinci teknik penisin derisinin kullanıldığı yöntemdir. Penisin içindeki yapıyı boşaltıyoruz ve penisin derisinden içeriye doğru, normalde erkekte olmayan bir boşluk oluşturarak, bu deriyi içine döşüyoruz. Ayrıca cinsel uyarı devam etsin diye penisin en uç kısmıyla kadındaki klitoris adı verilen kısmı yapıyoruz. Torba dediğimiz kısımlardan da dış dudakları meydana getiriyoruz. Bu birinci teknik ama bana göre bu tekniğin dezavantajları var. Önceden bu tekniği kullanırdım ama artık yapmıyorum.

Neden bu tekniği artık kullanmıyorsunuz?

Hamile, ikiz bekleyen bir kadını düşünün. Kocaman bir karnı vardır ama bebekler doğduktan sonra deri kendi içine çekilir ve kadının genetiği de iyiyse dümdüz bir karnı olur. Penisin derisinden vajen yapınca da aynı sorun var. Penisin içerisini boşalttığımız zaman ilk başta derin bir vajinayken daha sonra derinin kapanmasıyla vajen derinliği azalır.

İkinci dezavantaj ise; erkek vücudunda leğen kemiğinin olduğu yerde böyle bir boşluk yok, biz oraya bir boşluk açıyoruz ama vücut her zaman eski haline dönmek için o boşluğu kapatmaya çalışıyor. Hem dışardan kapanması hem de derinin kapanmasıyla daralma meydana geliyor. Bu kişiler yeniden operasyon geçirmek zorunda kalıyor. Hastalarımın yaklaşık yüzde 80’i daha önceden deri ameliyatı yapılmış olup, ikinci tekniği yaptıranlardan oluşuyor.

VAJİNA İÇİN BAĞIRSAK KULLANILIYOR

Bağırsaktan vajinayı nasıl yapıyorsunuz?

İkinci teknikte ise vajinayı kalın bağırsaktan yapıyorum. Vajina bağırsakla yapıldığı zaman doğala çok daha yakın oluyor. Klitorisi penisin uç kısmından yapıyorum, torbalardan da iç ve dış dudakları yapıyorum. Ayrıca kalın bağırsağı sadece vajina yapmak için kullanmıyoruz. Yemek borusu kanseri olan hastaya da kalın bağırsaktan yemek borusu yapıyoruz. Mesane kanseri hastasına da bağırsaktan mesane yapıyoruz.

Bağırsaktan yapılan vajinanın avantajları oluyor. Bağırsağın kendine has bir salgısı oluyor, bu sayede de cinsel ilişkide rahatlık oluyor. Ayrıca derideki gibi daralma riski yok. Bunda da dışardan boşluk oluşturuyoruz, dışardan kapanma yine oluyor ama en azından cilt ile yapılandaki gibi cilde bağlı kapanma sorunu ortadan kalkmış oluyor. Boşluk oluşturulduktan sonra içine bağırsağı döşüyoruz, çevredeki dokular bağırsağın şeklini alana kadar içeriye bir protez koyuyoruz. Protez kişiden kişiye değişmekle beraber üç ay kadar kalıyor, bu sırada yara dokusu iyileşip bağırsağın çevresinde bir kalıp şeklinde, adeta bir çimento gibi donup bir daha da daralmıyor.

Deriden vajina yapılınca cinsel ilişki çok sağlıklı olamıyor, deri olduğu için enfeksiyonlara daha açık oluyor. Burda hijyenik sorunlar da oluyor. Ancak vajinanın bağırsaktan yapılması hastalarda bazı endişelere yol açıyor.

Bağırsaktan vajina yapıldığında hastaların ‘koku olur’ endişesi duyduğunu söylediniz. Peki, böyle bir şey gerçekten mümkün mü?

Böyle bir şey mümkün değil. Yemek borusunu dahi kalın bağırsaktan yaptığımız zamanlar oluyor. Öyle olsaydı ağızda da koku olurdu. Kokunun sebebi bağırsağın içinden geçen büyük abdesttir ama o geçmediği zaman böyle bir koku oluşmaz. Ağzımızın içerisini döşeyen dokuyla o doku arasında hiçbir fark yoktur.

Kadından erkeğe dönüştürme ameliyatları nasıl yapılıyor?

İlk seansta hastanın göğüslerini alıyoruz. Amaç göğüste en az iz bırakmak çünkü iz kaldığı zaman bu kişilerin ameliyat geçirdiği fark edilebiliyor. Kadınların çoğu özellikle de göğüsleri büyükse genelde göğüslerini bağlıyorlar, o zaman göğsün kalitesi bozuluyor ve cilt büzülüyor. Bu durumda da daha fazla iz kalıyor. Göğüs küçükse sadece meme başı çevresinden bir çizgiyle çıkartıyorum. Eğer meme başı büyükse meme başının dışına doğru çizgi atıyorum ama göğüs çok büyükse altta bir çizgi oluyor. Memeleri çıkartılan hastanın ameliyatına aynı seansta kadın doğum uzmanları girerek, yumurtalıkları ve rahmi çıkartıyor. Tekrar ben ameliyata giriyorum hastanın vajinasını alıp, orayı kapatıyorum. Bu ameliyatın ilk seansıydı. 3 ve 6 ay sonra penis rekonstrüksiyonu yapıyoruz.

Penisi nasıl yapıyorsunuz?

Penis rekonstrüksiyonu yapmaya başladığım ilk zamanlarda bacaktan yapıyordum. Bunun en büyük avantajı, içerisine kemik koyarak ereksiyonu sağlamaktı ancak zamanla kemiğin kırıldığını, enfekte olduğunu ve estetik olarak da çok iyi durmadığını gördüğüm için o yöntemi bıraktım. Ardından koldan yapmaya başladım ve çok iyi sonuçlar almaya başladım ama artık bu ameliyatlar bilindiği için, kolda izler olunca, hastaların saklanması da zor oldu. Şimdi ise sırttan yapıyorum. Kişiler bunun başka bir ameliyat olduğunu söyleyebiliyorlar. Ancak şişman hastalarda sırt bölgesini tercih etmiyorum. Teknik olarak biraz zorluk oluyor, birkaç seans daha ameliyat etmek gerekebiliyor ama hastalarımın yüzde 95’inde sırttan yapıyorum. En son seansta ise ereksiyonu sağlayacak halk arasında mutluluk çubuğu olarak bilinen penis protezlerini koyuyoruz.

TÜRKİYE ORTALAMASI 12.6 SANTİMETRE AMA…

Kadından erkeğe dönüşlerde cinsel organ boyu neye göre belirleniyor?

Son yapılan çalışmalara göre Türkiye ortalaması ereksiyonlu cinsel organda 12.6 santimetre. Teknik olarak 15 santimetre gibi bir boyut belirleniyor ama hasta isterse 18 santimetreye kadar çıkılabiliyor. Ancak bunun orantılı olması gerekir. Ayrıca bu, normal erkekteki biyolojik penis gibi değildir, sürekli o halde kalır. Dolayısıyla hasta sosyal hayatta sürekli saklamak zorunda kalır.

Hasta ne zaman taburcu oluyor?

Her iki cinsiyette de ortalama bir hafta hastanede kalırlar.

Cinsel yaşamda aktif olmak için ne kadarlık bir süre gerekiyor?

Erkekten kadına dönenlerde ortalama 3 ila 6 ay yeterli ama yaranın iyileşmesine göre değişir. Çünkü bunlar gerçekten çok büyük ameliyatlar. Erkeklerde ise bu süre biraz daha uzun. Üçüncü ameliyatlarını geçirmeden cinsel ilişkiye giremiyorlar, bu da 2 ila 2.5 yılı buluyor.

SGK AMELİYATLARI KARŞILIYOR MU?

SGK, cinsiyet değiştirme ameliyatlarını karşılıyor mu?

Kanunen ‘cinsiyet değiştirebilir’ raporu alındığında SGK bu ameliyatları karşılıyor.

MENOPOZA / ANDROPOZA KADAR HORMON KULLANMAK ŞART

Cinsiyet değiştirme ameliyatı yapılan kişi ömür boyu ilaç kullanmak zorunda mı?

Bu ameliyatlarla kadının yumurtalıklarını, erkeğin testislerini alıyoruz. Böylece hormon eksikliği oluyor. Kadındaki östrojen ve progesteron hormonlarının karşılığı testosterondur. Bunlar sadece cinsiyet hormonu değildir, bizlerin kimlik gelişiminden tutun ruhsal gelişimimize kadar ve beyindeki davranışlarımıza kadar etkili olan hormonlardır. Bu yüzden de bunu yerine koymak zorundayız. Bu ameliyatı yaptıktan sonra kişi kadından erkeğe döndüyse iki tane ilaç preparatı kullanır. Birisi üç haftada bir; diğeri de üç ayda bir kullanılan testosteron hormonudur. Erkekten kadına olduğunda da kişiye östrojen ve progesteron hormonları verilir. Cinsiyet değiştirme ameliyatı geçiren kişiler menopoza ve andropoza girene dek bu ilaçları kullanmak zorundalar.

Cinsel hislerde değişiklik olur mu?

Bu soru çok sorulur. Ben de hastalarıma ‘Kesinlikle olmaz’ derim. Çünkü erkekten kadına döneceklerde, penisin başını klitoris olarak kullanıyorum. O nedenle cinsel uyarı devam eder. Kadından erkeğe dönecekse de klitorisi penisin içine koyuyorum. Burada da yine uyarılma söz konusudur. Cinsel haz zaten beyindedir, bu yüzden büyük değişiklikler olmayacağını söyleyebilirim.

Prof. Dr. Arif Verimli

“KADINKEN ERKEK OLMAK BÜYÜK BİR KİŞİLİK BOZUKLUĞUNU DOĞURABİLİR”

Cinsel kimlik konseyinde yer alan Psikiyatrsit Prof. Dr. Arif Verimli, transeksüellerin kimlik değiştirmekle ilgili birtakım prosüdürlere tabi olduğunu belirterek, öncelikle psikiyatrik tedavilerden geçtiklerine dair kanıtların bulunması ve ardından da konseyin, kimlik değişimiyle ilgili bir karar vermesi gerektiğini söyledi. Transseksüelliğin psikiyatri camiasında hastalık olarak ele alındığını vurgulayan Prof. Dr. Verimli, Habertürk’ün sorularını yanıtladı. 

Psikiyatrik tedavi ne kadar sürüyor?

2 seneyi geçebilir çünkü sadece psikiyatri tedavileri birkaç sene sürebilir. Dolayısıyla bu prosodür uygulandıktan 2 veya 2 buçuk yıl sonra resmi anlamda kimlik değişimine gidilebilir.

Meslekteki 42’nci yılınız. Karşınızdaki kişinin ne istediğini ilk görüşte anlayabiliyor musunuz?

Evet, bu sene meslekteki 42’nci yılım ve şu an tedaviye devam eden 4 veya 5 vakam var. İlk görüşte anlaşılıyor.

Kişinin cinsel kimliği ile biyolojik cinsiyetinin uyuşmaması bir hastalık mı yoksa bir tercih mi?

Açıkçası kritik bir soru. Benim 10 yaşından beri takip ettiğim şu an yetişkin olan bir vakam var. Açıkçası ‘tercih meselesi’ denildiğinde çok öfkelenir, onların inançları böyle yaratıldıkları yönündedir.

YARIN: EN ÇOK KADIN MI YOKSA ERKEK Mİ OLMAK İSTİYORLAR? 




Related Posts

Bir cevap yazın

izmit escort bursa escort istanbul escort şişli escort avcılar escort beylikdüzü escort şirinevler escort avrupa yakası escort istanbul escort halkalı escort ataşehir escort şişli escort sex hikaye bursa escort betvino beylikdüzü escort